Giriş — “Meymenetsiz” kavramı, seçimler ve toplumsal anlam Hayatımız, kimi zaman “şanslı”, “uğurlu”, “bereketli” hissiyle; kimi zaman ise tam tersi —tuhaf “uğursuzluk”, “boşuna çaba”, “eşitsizlik” hissiyle şekillenir. Bir şeyi “meymenetsiz” olarak nitelemek, sadece dilde olumsuz bir tanım yapmak değildir; aynı zamanda —bazen farkında olmadan— kaynaklarımız, tercihimiz, toplumsal konumumuz ve beklentilerimiz üzerine bir yorumdur. “Meymenetsizin anlamı nedir?” sorusu, yalnızca kelimenin sözlük tanımı için olamaz. Bu sözcük aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir metafordur: Bazıları için fırsatlar bereketli gelirken, bazıları için “uğursuz”, “meymenetsiz” koşullar hâlâ devam eder. Bu yazıda, meymenetsizliği —mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi perspektifiyle— analiz edeceğim; çünkü “meymenetsiz olmak ya…
Yorum BırakYazının Büyüsü Blogu Yazılar
Budizmde Nirvana Kavramı Nedir? Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü Üzerinden Bir Pedagojik Yaklaşım Bugünkü konumuz Budizmde nirvana kavramı nedir. Yazaryapi olarak bu başlığı yakından incelemeye başlıyoruz. İnsan yaşamının en güçlü yanlarından biri, öğrenme yoluyla değişebilme kapasitesidir. Bir düşünceyi ilk kez fark etmek, daha önce sorgulanmamış bir alışkanlığı yeniden değerlendirmek ya da dünyaya farklı bir gözle bakmayı öğrenmek, yalnızca bilgi edinmek değildir; aynı zamanda kişinin kendisiyle ve çevresiyle kurduğu ilişkiyi dönüştürmesidir. Eğitim de tam olarak bu noktada yalnızca akademik başarıya ulaşma aracı değil, insanın anlam arayışını destekleyen bir süreç olarak karşımıza çıkar. Budizmdeki nirvana kavramı da benzer biçimde bir dönüşüm sürecini ifade eder.…
Yorum BırakAyağını Kaydırmak Deyimi: Güç Mücadelelerinin Günlük Dildeki Siyasi Yansıması Toplumların nasıl yönetildiğini, iktidarın nasıl kurulduğunu ve insanların neden belirli güç ilişkileri içinde hareket ettiğini düşündüğümüzde, siyasetin yalnızca parlamentolarda, seçim meydanlarında veya devlet kurumlarında yaşanmadığını fark ederiz. Siyaset aynı zamanda gündelik hayatın içinde, iş yerlerinde, sosyal çevrelerde ve kurumların koridorlarında da kendini gösterir. İnsanların birbirleriyle kurduğu ilişkilerde ortaya çıkan rekabet, ittifak ve mücadele biçimleri çoğu zaman siyasal kavramlarla benzer dinamikler taşır. “Ayağını kaydırmak” deyimi de bu noktada dikkat çekici bir örnektir. Günlük dilde bir kişinin bulunduğu konumu kaybetmesine neden olmak, onu başarısızlığa sürüklemek veya yerine geçmek amacıyla gizli ya da açık…
Yorum BırakDSC kapatılırsa ne olur? Toplumsal düzen, bireysel özgürlükler ve görünmeyen etkiler üzerine sosyolojik bir inceleme İnsanların gündelik yaşamlarına baktığımda, çoğu zaman büyük sistemlerin küçük anlarda kendini gösterdiğini fark ediyorum. Bir teknolojinin devre dışı kalması, bir kurumun işlevini yitirmesi ya da toplumun alıştığı bir uygulamanın ortadan kalkması yalnızca teknik bir değişiklik gibi görünse de aslında insanların davranışlarını, güven duygusunu ve birbirleriyle kurduğu ilişkileri etkileyebilir. Hepimiz bir şekilde içinde bulunduğumuz toplumun kurallarına, alışkanlıklarına ve görünmez düzenlerine bağlı olarak yaşıyoruz. Bu nedenle “DSC kapatılırsa ne olur?” sorusu yalnızca bir sistemin kapanmasını değil, insanların güvenlik, iletişim, kontrol ve dayanışma algılarında meydana gelebilecek dönüşümleri anlamayı…
Yorum BırakSevgili ziyaretçiler, Yazaryapi tarafından hazırlanan bu yazıda Dârekutnî kimdir konusu özenle işlendi. Dârekutnî kimdir? Hadis İlminin Hafızası, Eleştirmeni ve Büyük Muhaddisi Bazen eski bir kitabın sayfalarını çevirirken insanın aklına şu soru gelir: Yüzyıllar önce yaşamış bir insanın kelimeleri bugün hâlâ neden önemini korur? Bir kütüphanede sessizce duran, kapağı yıpranmış bir hadis kitabını eline alan biri, aslında sadece geçmişe değil; bilgiye, doğruluğa ve insan hafızasının gücüne de dokunmuş olur. Bugün elimizde bulunan pek çok dinî ve ilmî eser, yüzyıllar boyunca büyük bir titizlikle çalışan âlimlerin gayretleri sayesinde bize ulaşmıştır. Bu isimlerden biri de Dârekutnî’dir. Hadis ilminin en önemli simalarından biri kabul…
Yorum BırakYazaryapi ailesiyle yeniden buluşuyoruz; bu kez konu başlığımız Beyin en çok hangi saatte çalışır. Beyin En Çok Hangi Saatte Çalışır? Siyasal Düşünce, İktidar ve Toplumsal Düzen Açısından Zihnin Zamanı Güç ilişkilerinin, kurumların ve toplumsal düzenin nasıl şekillendiğini anlamaya çalışırken çoğu zaman büyük olaylara, liderlere veya kriz anlarına bakarız. Oysa siyasal hayatın en temel unsurlarından biri olan insan zihni, çoğu zaman gözden kaçan bir belirleyici olarak karşımıza çıkar. Bir toplumun karar alma biçimleri, yurttaşların politik tercihleri, yöneticilerin stratejik hamleleri ve ideolojilerin yayılma biçimleri, insan beyninin çalışma ritimleriyle doğrudan ya da dolaylı biçimde ilişkilidir. Beynin en verimli olduğu saatleri anlamak yalnızca kişisel…
Yorum BırakBugün Yazaryapi ile Çok bağırmak beyne zarar verir mi arasında kapsamlı bir bağ kuruyor, konuyu farklı yönleriyle açıyoruz. Çok Bağırmak Beyne Zarar Verir mi? Gürültünün, Zihnin ve İnsan Doğasının Felsefi Sorgusu Bir Çığlığın Ardındaki Soru: Ses mi Bizi Değiştirir, Yoksa Biz mi Sese Anlam Veririz? Bir insanın yüksek sesle haykırdığı bir anda çevredeki herkes aynı şeyi mi duyar? Yoksa duyulan şey yalnızca bir ses dalgası değil; korku, öfke, çaresizlik, güç arzusu veya var olma isteğinin dışa vurumu mudur? Bir meydanda yükselen politik bir sloganla, yalnız bir insanın gecenin sessizliğinde attığı çığlık fiziksel olarak benzer olabilir mi? Eğer ses yalnızca titreşimlerden…
Yorum BırakNitel Değişken Örnekleri Nelerdir? İnsan Davranışlarını Psikolojik Mercekten Anlamak İnsan davranışlarının ardındaki görünmeyen süreçleri düşündüğümde, beni en çok etkileyen sorulardan biri şu oluyor: Bir insanı gerçekten anlamamızı sağlayan şey yalnızca ölçülebilen sayılar mıdır, yoksa yaşantıların, duyguların ve anlamların da kendine özgü bir dili var mıdır? Günlük hayatta bir kişinin neden belirli bir karar verdiğini, bir olaya neden farklı tepki gösterdiğini ya da aynı deneyimi yaşayan iki insanın neden bambaşka hislere sahip olduğunu anlamaya çalışırken nitel değişkenlerin önemini fark ediyorum. Psikoloji alanında insanı anlamak için kullanılan veriler yalnızca puanlardan, test sonuçlarından veya istatistiksel değerlerden oluşmaz. İnsanların düşünceleri, algıları, inançları, duygusal deneyimleri…
Yorum BırakYazaryapi’ya hoş geldiniz. Bu yazımızda Fazla düşünmek neyin belirtisi olabilir konusunu sade ve net bir dille anlatıyoruz. Fazla Düşünmek Ne Yin Belirtisi Olabilir? Güç, İktidar ve Toplumsal Düzen Üzerine Siyasal Bir Okuma Dünyaya yalnızca olup biten olaylar üzerinden değil, bu olayların arkasındaki güç ilişkileri üzerinden baktığımda, fazla düşünmenin çoğu zaman bireysel bir alışkanlıktan çok daha derin bir anlam taşıdığını fark ediyorum. Bir kararın neden alındığını, bir kurumun neden böyle işlediğini, insanların neden bazı yönetim biçimlerini kabul edip bazılarına itiraz ettiğini sorgulamak; aslında toplumsal düzenin nasıl kurulduğunu anlamaya yönelik bitmeyen bir arayıştır. Fazla düşünmek bazen kaygının, bazen belirsizliğe verilen tepkinin, bazen…
Yorum BırakKur’an-ı Kerim’e Göre İlk İnsan Kimdir? Bir Günlüğün Sayfalarında Hz. Âdem’in İzleri Bugün Yazaryapi sayfasında “Kur’an-ı Kerim’e göre ilk insan kimdir” üzerine hazırladığımız içeriği sizlerle buluşturuyoruz. Kayseri’de yaşadığım evin küçük balkonunda, akşamın serinliğini hissederek günlüğümü açtığım bir geceydi. Kışın yaklaşan soğuğu kendini hissettiriyordu. Erciyes’in uzaktan görünen beyazlığı, bana her zaman insanın ne kadar küçük ama aynı zamanda ne kadar değerli olduğunu hatırlatır. O gece kalemimi elime aldığımda aslında sadece sıradan bir günümü yazmak istemiştim. Fakat içimde uzun zamandır taşıdığım bir soruya cevap aramaya başladım: “Kur’an-ı Kerim’e göre ilk insan kimdir?” Bu soruyu ilk duyduğumda çocukluğum aklıma geldi. Annemin anlattığı kıssalar,…
Yorum Bırak